Bizi Takip Edin
Kategoriler
Bumerang
Arşivler

Ada hafiften nezle, malum Ada nezle olunca illaki bende nezle oluyorum.

Hava da bulutlu ve yağmur başladı ama kıza da söz verdik, o kadar heveslendi, saçlarım kötü durumda galiba, off dün çok yoruldum, yarın iş var…

Sıcak yatağımda tüm bunlar aklımdan geçti ama yine de kızıma çok zaman önce söz verdiğim ve günlerdir çamurda koşacağım heyecanı ile gezdiği için bütün gücümü topladım ve yumuşacık yastıklarımın, sıcacık battaniyemin arasından ayrılıp, kendimi duşa attım.

Bu arada uykum da açıldı, hava yağmurlu, Kilyos serin ve rüzgarlı olabilir, çamurda koşarken üstümüz başımız çok kirlenebilir, ıslanabilir diye her kıyafetten ikişer tane aldım ve yedek bir çift ayakkabı attım çantaya.

Ada’yı uyandırdım, o minicik nezle burnuyla gülümseyerek uyandı, koşamaya, eğlenmeye hazırdı.

 

 

Giyindik, çıktık yolaaaaa …

Genelde sabahları erken yola çıkmamız gerekiyorsa kahvaltımızı arabada yapıyoruz. Her zamanki pastanemizden birer sandviç, birer tane de çikolatalı kek aldık.

Pazar sabahı yol gayet açıktı, rahatça DALİA BEACH’e ulaştık., hemen göğüs numaramızı ve bandanamızı aldık.

500 metrelik Minik Maceracılar koşumuzun başlamasına 40-45 dakika daha vardı. Biz de bu süreyi etrafı dolaşarak, denize büyük büyük taşlar fırlatıp kahkağa atarak geçirdik.

 

 

Sonra biraz denge yürüyüşü yapmaya çalıştık

 

 

Kumlarla oynadık, süründük kum tepeleri yaptık,

 

 

Büyük abilerin, ablaların koşu dönüşü üstleri başları çamur içindeki hallerine gülüp, gülerken de alkışladık.

 

 

Ve sıra bize geldiğinde heyecanla başlangıç çizgisinde yerimizi aldık, nereden ve nasıl koşmamız gerektiğini anlatan Caner abi’yi dikkatle dinledik.

 

 

Koşmaya hazırmısınız sorusunu diğer bütün çocuklarla beraber eveeeeeeettt diye bağırarak cevaplayıp, gaza geldik.

Çok hızlı koştuk, engellerden atladık, bayrakların arasından geçtik …

 

 

Birsürü merdiven çıktık,

 

 

Çamurların içinden geçtik, iplere tırmandık,

 

Birçok çocuk ve anne/babasını arkamızda bıraktık,

 

Lastik halkaların içinden atladık, ben atlamadım, sadece Ada geçti, sonra çok pişman oldum keşke bende halkanın içinden geçseydim dedim ama artık geç kalmıştım.

 

 

Ve yarışı başarıyla bitirdik.

 

 

Madalyayı kaptık 🙂

 

 

Ada ödül olarak ayaklarını denizde yıkamak istedi,  parkuru tamamlayan abileri, ablaları gibi yarışın sonunda denize atlayabilmek için öyle azimli koşmuştu ki bu isteğe hayır demek mümkün değildi ve hoppa denizeeee.

 

Günün sonundaysa dedim ki, iyi ki miskinlik etmeyerek kalkıp gelmişiz de, ben adaçayı eşliğinde ve keyifle bu yazıyı yazıyorum 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir