Bizi Takip Edin
Kategoriler
Bumerang
Arşivler

Çok zor !!!

Kızımın yerine karar vermek, belkide geleceğini etkileyecek temellerin atılmasında etken olacak eğitim merkezini seçmek gerçekten çok zor .  İçimde bir sürü endişe, acaba okulunu, öğretmenlerini, aynı okula gelen arkadaşlarını sevecek mi, acaba onun yerine seçtiğim okulda mutlu olacak mı, ben kızımı bu kadar severken, bizim evin biriciği iken birden okula başlayınca kimler çıkacak karşısına, öğretmenleri, arkadaşları kırmasınlar minicik yüreğini, ne yiyecek, ne içecek, ne öğrenecek vıdı vıdı vıdı …

Biliyorum daha 3 yaşında, henüz ana okulu seçiyorum, biliyorum daha bunun 4+4+4 ‘e geçişi var, biliyorum bu endişelerim giderek artacak, elimde değil, kendi adıma karar vermek kolay, seçimlerimin bedelini iyi yada kötü yine ben ödeyeceğim, ama kızım yerine seçim yapmak ??? birgün neden diye sorarsa bu soruyu göğüslemek çok ama çok zor.

Bütün bu endişelere rağmen yine de bir okul seçmek ve Ada hanımı okula göndermek lazım, anneanne ve babaanne arasında büyüyen kızımın arkadaş  yaş ortalamasının 50-60 civarında olduğunu düşünürsek…

Okula başlamak;  kendi yaş grubu ile arkadaşlık kurmasına, paylaşmasına, iletişiminin kuvvetlenmesine, bizim evin biriciği olduğunu ama dünyada kendi gibi başka biriciklerin de olduğunu farketmesine, daha düzenli olmasına, konusunda eğitimli kişilerin gözetiminde olmasına ve belkide bizim gözümüzden kaçan bir özelliğini farkına varmamıza ( olumlu yada olumsuz, nede olsa kargaya yavrusu şahin gelirmiş derler ki bence de öyle 🙂 ) ve yeni eğitim sistemine hazırlıklı olmamıza fayda sağlayacaktır diye umuyorum.

Ben ana okullarının peşinde bu düşünce ve endişeler benim peşimde düştük yollara,

Eve yakın olsun istiyorum, sanki böyle kendimi ve kızımı daha güvende hissediyorum, evimizin etrafında ki bütün okulları tek tek gezdim.

Hımmmm çok büyük, ama bizim kız çok küçük …  İçimdeki ses diyor ki “sen kendin kayboldun sınıflar arasında, labirent gibi geldi koridorlar, minicik Ada nasıl bulsun mutfağı, tuvaleti “ sonra biryerde okumuştum okul çok büyük olunca bazı çocuklarda kaybolma sendromu olabiliyormuş ve sınıfından dışarı çıkmıyormuş çocuk,  “eh bi kartınızı alıp çıkalım biz”.

Eeeeee karanlık mı burası biraz, merdivenler çok mu dik, bir kasvet var sanki sınıflar da vıdı vıdı söyleniyor içimdeki ses, bu arada eğitimci anlatıyor çocuklara ahlaki değerlerini de kazandırıyoruz, benim gözüm çocuklarda hepsinin sümüğü akmış, hay allah niye silmemişler bu çocukların burnunu, acaba hijyene yeteri kadar önem vermiyorlar mı kii ? eğitimci anlata dursun benim aklımda sümükleri akmış yavrucaklar “bi kartınızı alayım ben” .

Sınıf sınıffff, a aaa çamaşır suyumu kokuyor burada, yönetici cevaplıyor evet temizlik yapıldı da bizim burnumuz alışmış herhalde almıyoruz kokuyu , iç sesim gene devrede “ ama sınıfta çocuklar vaarr , burunları alıştığına göre demek hep böyle çamaşır suyu kokuyor burası “ tazecik ciğerler çamaşır suyu kokusu ile mi dolsun !!! ??? “kartınız varmıydı ?” .

Yok içime sinmedi, yok enerjim tutmadı, rengi kötü, plastik kullanıyorlar , öğretmeni sevmedim, çok mu paragöz bunlar derken “Deniz Kabuğu” okulunun kapısından girdik.

Girişi ve renkleri sevdim,  tüm öğretmenlerin eğitimli, formasyonlu öğretmenler olması ve herkesin güleryüzlü olması hoşuma gitti, biraz sohbet edince eğitim tarzları ve genel görüşlerimiz de uydu, mutfağı da beğendim, temiz, cam ve porselen kullanıyorlar, bitki çayları sallama değil ve cam kavanozlarda muhafaza ediliyor, eti marketten değil daimi kasaplarından alıyorlar, kışlıkları yazdan hazırlıyorlar, psikologları tam benim kafada derken, bir sevdim burayı.

Okulun kurucusu Nilgün Hanım, siz Ada’yı 3 gün birer saat bi getirin bakalım, okulumuzu sevecek mi, uyum sağlayacak mı, okulumuza başlayıp başlamamasına öyle karar veririz diyerek de kalbimi çalıyor, çünkü illede başlat biz acayip iyi eğitim veriyoruz demeyip, Ada’nın okulu sevip sevmeyeceği ile ilgilenmesi, belki pazarlama belki değil ama benim gönlümü bir nebze ferahlattı .

Ada 3 gün birer saat gitti, sonra benim okulum var, benim okulumun adı”Deniz Kabuğuuuuu” diyince,  okulunu sevdin mi diye sordum, “evet” dedi, okulda da kendisini çok sevmişler, böylece 2 hafta boyunca, 5 yarım gün okula başlamasına karar verdik, kahvaltısını ve öğe yemeğini okulda yiyor, baktık sorun yok, Ekim ayı itibari ile de, Ada hanım 5 tam gün ( sabah 9:00 akşam 16:00 ) eğitim hayatına başlayacak.

Dans etmeyi, çamur yapmayı, bitki böcek gözlemlemeyi, ingilizceyi, uyumlu olmayı, toplu hareket etmeyi falan öğrenecek.

Aslında kızım için bütün dileğim, sınıf birincisi olmayabilir, matematik zayıf olabilir, okul takımında oynamayabilir, bir müzik aleti çalmayabilir veya bilim insanı olabilir, bir ressam yada dansçı , yada avukat olabilir, ne olursa yada olmazsa farketmez , kendi istediği hayatı yaşasın, hayallerini kaybetmesin, öz güveni olsun, kendi ayaklarının üstüne bassın, karar verebilme kararlarının arkasında durabilme cesareti olsun , gerektiği kadar dürüst, gerektiği kadar savaşçı olsun ya da hiçbiri işte,

Mutlu Olsun yeter .

Deniz Kabuğuuuu hakkında bilgi almak istersen buraya bakabilirsin http://www.denizkabugu.com/

 

One Response to Ada’ya Ana Okulu Seçmek

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir