Bizi Takip Edin
Kategoriler
Bumerang
Arşivler

Rehavet çökmüş bir Pazar günü,

Ayaklarımı sürükleyerek hazırladığım sevimsiz kahvaltıdan sonra, can sıkıcı türk kahvem ( ki aslında sabahları en sevdiğim şeydir, şekersiz türk kahvesi ) ve ben 1 saat balkonda hiç kıpırdamadan ve hiç birşey yapmadan oturduk. Sonra çok oturduğumuza karar verince aynı can sıkıcı ruhumla beraber, eliptik bisikletime bindik, ilk üç pedalda içim şişti aslında, sonra gözlerimi kapattım ve nerede olmak istiyorsam orayı hayal ederek koştum koştum, insanların arasından, göl kıyısından, sahilden hızla koşup koşup geçtim, balkonda iki gündür sallanan çamaşırlar, çamaşır makinesinde hala yıkananlar, küçük odanın dağınıklığı, ütülenmesi gerekenler, akşam yemeği, Ada’nın karnı açmı acaba, banyo  yapması da lazım, yarın okulda ne giyse, ben yarın işe giderken ne giysem, toplantı varmıydı, Ada kaç saattir Ipad ile oynuyor, çok mu çizgifilm seyretti, biraz dışarı mı çıkmalı, ama nereye gitmeli, ne olacak bu kabızlık meselesi gibi düşünceler aklımdan geçti, ben de gözlerim kapalı koşmaya devam ettim…

Tahammül etmek hakkında düşündüm, nelere, kimlere tahammül ettiğimi, neden tahammül ettiğimi düşündüm…  Sevgili sıkıcılar sizi hayatımda ve yakınlarımda istemiyorum, canımı çok sıkıyor ve ruhumu daraltıyorsunuz, yetmezmiş gibi yaşamımı zorlaştırıp enerjimi çekiyorsunuz demek istedim …

İnsan neden hoşlanmadığı kişiler ile birarada olur, hoşlanmadığı yerlere gider, hoşlanmadığı işlerde çalışır hatta hoşlanmadığı kıyafetleri giyer, hoşlanmadığı sohbetleri eder ? üstelik neden bunları sanki hoşlanıyormuş gibi yapar ?

Yanlız kalmamak için, takdir edilmek için, onaylanmak için, sevilmek için, para kazanmak için ??? Zaten zamanla gerçekten mi hoşlanıyorsun yoksa muş gibi mi yapıyorsun belki ayırımına bile varamayıp, tahammülmü ediyorum, idare mi ediyorum ya da ne bileyim ne …

Aklım böyle hesaplaşmalarla dolu, en sevdiğim yerleri hayal ederek koştum da koştum …

1 saati geçmiş koşuyorum, ooo bir saatten fazladır  koşuyorum, ya da işte eliptik bisikletimi sürüyorum. Merak ettim tabii kaç kilometre koştum acaba, ayyy kilometreyi açmadım kii, tüh kaç kilometre gittim acaba ? sonra gözlerimi açtım, kaç kilometre gittiğimin ne önemi var ki, hala aynı bulunduğum noktadayım.

Az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim bir de döndüm baktım ki bir arpa boyu yol bile gitmemişim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir