Bizi Takip Edin
Kategoriler
Bumerang
Arşivler

Dağhan’ın diğer kuzeninin adı da Ada olduğu için bizimkine Yeni Ada diyor. Çocuklara haydi bakalım havluları hazırlayın İğneada’ya gidiyoruz dediğimizde, Eski Ada, Yeni Ada ve İğne Ada olmak üzere üç Ada olacaklarını düşündüler.

İğneada aslında bir kişi değildir, aslında ada da değildir. Kırklareli’nin Demirköy İlçesine bağlı bir sahil beldesidir.  İstanbul’a 250 km, Kırklareli’ne 97 km ve Edirne’ye 165 km uzaklıktadır ama bunu çocuklara anlatmaktansa biz bir gidelim kendileri görsünler dedik.

 

 

 

Orman yolundan ilerlerken Trakya sınırları içinde olduğuna inanmıyor insan, Demirköy’e yaklaştıkça, her virajda, her yeşilde biraz daha hayran kalıyorum, biraz daha seviyorum memleketimi.

 

 

 

Ada ve Dağhan arkada, peşimizde kırmızı araba güle, eğlene Demirköy’e geldik,

–          Babaaaaaaa çok hızlı süüürr kırmızı araba nokta gibi kalsıınnnn !!!

Kırmızı araba nokta gibi kalmadı ama yer yer yol çalışmaları yüzünden toz duman içinde kaldı.

 

 

Çocuklar yolda oyalansın diye ellerine pastel boyalar ve kağıtlar verdik.  Bu harika bir fikirdi, gerçekten yol boyunca hiç sıkılmadılar, Demirköy’de mola için durduğumuzda ne kadar eğlendiklerini gözlerimizle gördük.

Kapılara ağaçlar ve arabanın tavanına bulutlar yapmışlardı ve yolculuk gerçekten çok eğlenceli geçmişti.

 

 

Demirköy’de Taş Mekan’da durduk, gölgede çay içtik, çocuklar tuvalete girdiler, biraz koşturup rahatladılar.  Burası kuzu çevirmesiyle ünlüdür ama biz tok olduğumuz için yemek işini birdaha ki sefere bıraktık. ( Taş Mekan ve Demirköy hakkında biraz daha detaylı bilgi istersen buraya bakabilirsin http://www.demirkoyum.com/icerikdetay.asp?uid=65&kid=6 )

 

 

 

 

İğneada’ya varınca kumsalda Deniz Restaurant & Cafe’nin şemsiyeleri altına serildik. Kıyıda biraz iri dişli kumu var, denize yaklaştıkça incecik, yumuşacık bir kumsala dönüşüyor, ilk girişte deniz biraz yosunlu, acaba her sabah bu yosunlar bir tekne ile toplanamaz mı bilmiyorum.

 

 

Bizim çocuklar yosunları iğrenç bulsa da hemen yanımızda yüzen teyze topladığı yosunları şifa niyetine yüzüne sürmüştü.

Deniz Cafe’nin yanında, buz gibi suyu akan iki tane basit duş var, bunları ücret karşılığı kullanabiliyorsun.

Konaklama yapabileceğin oteller, pansiyonlar mevcut ama biz kalmadık, yedik içtik, yüzdük, kumsalda koşuşturduk ve canımız çıkmış ama çok eğlenmiş olarak çıkış noktamız olan Babaeski’ye geri döndük.

One Response to İğneada Gezmesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir