Bizi Takip Edin
Kategoriler
Bumerang
Arşivler

Yaşasınnnn  Meraklı Minik’in Ocak sayısı 🙂

Bu dergiyi çok seviyorum, yapacak ve okuyacak çok zevkli konular oluyor içinde, vakit geçirmek için harika, hem bilgilenmek için de güzel.

Biz bu akşam “Alışveriş Oyunu” hazırladık, kartonları kesip, katlayıp, yapıştırıp alışveriş şehrini hazırlamak bile epey vaktimizi aldı. ( Aşağıda fotoğraflarını görebilirsiniz )

Üstüne de “Kırmızı Şapka” masalını uydurduk ,

Uzakta bir krallıkta yaşlı bir şapkacı varmış, o kadar güzel şapkalar yaparmış ki herkes onun şapkalarını almak için sıraya girermiş, herkes ondan şapka aldığı ve şapkacı da çok yaşlandığı için artık işleri yetiştiremez olmuş bu yüzden yanına bir çırak almaya karar vermiş ama aldığı çırakların hiç birini beğenmiyormuş, ya tembel oluyormuş, ya dikkatsiz oluyormuş, ya eli beceriksiz oluyormuş, olmuyormuş da olmuyormuş…

En sonunda, günün birinde genç bir kız gelmiş, ben senin çırağın olmak istiyorum demiş ama şapkacı ben sadece erkek çırak istiyorum, kız çırak istemem demiş. Genç kız ne olur beni bir kez deneyin eğer memnun kalırsanız devam ederiz demiş, şapkacı güç bela kabul etmiş ve kız şapkacıya yardım etmeye başlamış, kızın eli o kadar becerikliymiş ki, yaptığı dikişler çok düzgün oluyormuş, şapka kalıplarını çok güzel çıkartıyormuş, kumaşları güzel kesip, desenleri güzel yapıyormuş, şapkacı kızın bu kadar yetenekli olmasına şaşırmış ama bir taraftan da sevinmiş ve sonunda kızı yanına çırak olarak almış. Böylece sabah akşam birlikte şapka yapmaya ve bütün krallıktan gelen siparişleri yetiştirmeye başlamışlar.

Bir gün kapı açılmış ve kapıdan içeriye kraliçenin yardımcısı girmiş, demiş ki eeeeyyyy şapkacı senin şapkalarını çok metediyorlar, kraliçem de çok merak ediyor, yapılacak olan baloda senin yaptığın bir şapkayı giymek istiyor O’na hemen bir şapka hazırla, şapkacı tabii efendim demiş ve elindeki bütün işleri kıza bırakıp, kendisi sadece kraliçeye yapacağı şapka ile ilgilenmeye başlamış, çeşit çeşit modeller çiziyormuş, yapıyormuş ama bir türlü beğenmiyormuş bu kraliçemin kafasında güzel durmaz, bunun burası yamuk oldu, bunun burası olmadı diye diye bir sürü kusur bulup şapkaların hiç birini bir türlü beğenemiyormuş, kusursuz şapkayı arıyormuş. Gün geçtikçe de şapkanın teslim tarihi yaklaşıyormuş, tam şapkayı teslim etmeden bir gece önce, artık o kadar yorgunmuş ki yaşlı bedeni daha fazla dayanamamış ve şapkayı yapmaya çalıştığı tezgahın üstünde uyuya kalmış. O kadar derin uyuyormuş ki bu arada yanına çırak olarak aldığı kızın geldiğini duymamış, kız O’nu uyandırmaya çalışmış, uyanmamış, kız bakmış ustasını uyandıramıyor, ertesi gün de teslimat yapılacağını biliyor, hiç olmazsa ben bir şapka yapayım demiş, ustasının yaptığı çizimlere bakmış, kenarda duran bir çizimi almış, kendisi de birşeyler katıp çok güzel kırmızı bir şapka yapmış, sabaha karşı da kapıyı kapatmış çıkmış evinde gitmiş.

Sonra da horoz sesleriyle şapkacı uyuduğu tezgahın üzerinde uyanmış, birden nerede olduğunu, saatin kaç olduğunu hatırlayıp eyvah şapkayı yetiştiremedim diye bir telaşla oturduğu masadan fırlamış, o anda karşısında tezgahın üzerinde duran güzel kıpkırmızı şapkayı görmüş acaba ben mi yaptım bu şapkayı diye düşümüş ama uyuya kaldığı aklına gelmiş iyice şaşırmış, şapkanın yanına gitmiş dikişlerine bakmış, dikişleri kusursuz, kalıbı kusursuz, tasarım harika ve şapkanın içini çevirdiği zaman içinde bir papatya motifi görmüş, nasıl ki ihtiyar şapkacı yaptığı şapkaların içine kendi imzası olarak lale motifi yapıyorsa çırağı olan kızın da ismi Papatya olduğu için O’da kendi imzası olarak papatya motifi yapıyormuş, böylece şapkayı çırağının yaptığını anlamış, o sırada kapı açılmış ve kraliçenin yardımcısı gelmiş, şapkayı görünce çok beğenmiş, alıp kraliçesine götürmüş, kraliçe baloda şapkayı giymiş, şapka o kadar ilgi çekmiş ki kimse kraliçenin giydiği elbiseye bile bakmamış, herkesin gözü şapkadaymış, kraliçe de çok memnun olmuş bu duruma ve ertesi gün adamlarını tekrar şapkacının dükkanına yollamış, O’na şöyle bir haber iletmişler, bundan sonra şapkacı kraliyet şapkacısı olarak anılacakmış ve ülkenin krallık mühürünü de şapkalarının üzerine basabilecekmiş, şapkacı bu habere çok sevinmiş, bu arada çırağı da dükkana gelmiş, kıza gel bakalım demiş, bu şapkayı sen mi yaptın diye sormuş, kız da evet demiş.

Şapkacı, yaptığın şapkayı kraliçe çok beğendi, ben de sana çok teşekkür ederim,artık bundan sonra benim çırağım olamazsın demiş, kız çok üzülmüş neden demiş,üstelik yaptığım şapkayı çok beğenmişler, lütfen çırağınız olarak kalmaya devam edeyim demiş.

Şapkacı artık çırağım olamazsın çünkü ben artık kraliyet şapkacısı ünvanını aldım ve sen de budan sonra benim çırağım değil ortağım olacaksın demiş, kız önce duyduklarına inanamış, çok sevinmiş, şapkacıya çok teşekkür etmiş ve bu masal da burada bitmiiiiişşş 🙂

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir