Bizi Takip Edin
Kategoriler
Bumerang
Arşivler

 

 

” Yıldızları ve göklerdeki sonsuzluğu farkedin, O zaman hayat neredeyse büyülü gözüküyor”  Van Gogh

 

 

 

 

Çocuk olmak güzel şey, tabii çocuklu olmakta güzel şey. Çocuk dediğin bir kutu kurumuş boya, iki eski fırça ile dünyalar kadar mutlu oluyor, anne dediğin de  çocuğunun minicik bir gülümsemesiyle gezegenin en mutlu insanı oluveriyor, ne basit ve ne tarifsiz bir duygu …

Ama tabii çocuklar herzaman gülmüyor, bence gülücük ( belki de neredeyse tüm duygular)  çocuk ve annede doğru orantılı olarak gelişiyor, mesela bu sıcaklarda oyalanacak birşeyler bulmak lazım yoksa çocukların enerjisi ve biz yetişkinlerin sıcaktan bitmiş pilleri birarada olunca, iş dayanılmaz noktalara gelebiliyor.

İşte bu sebeplerle biz de hafta sonu Filiz teyzemizin Beşiktaş’taki evinin  terasındaydık, minik minik saksılarda renk renk çiçekler, biberler, domatesler ekili, bazı  insanlar vardır ya, yaşadıkları yerlere hayat verirler, elleri değince her şey canlanıverir.   Filiz’de bu özel insanlardan biri, minicik terastaydık ama öyle bir renklerdirmiş ki ortalığı, biz kendimizi çiftlikte zannettik 🙂

Renk demişken, Filiz teyzemiz ressam olduğundan ve de çocukları çok sevdiğinden Ada için inanılmaz bir gün oldu, eve döndüğümüzde “ Anne, keşke bizim evimizinde tavanında merdivenler olsa” dedi.

Sanırım renklere dokunmak büyülü bir duygu, biz rahatça ve keyifle kahvlerimizi içerken Ada’da mest olmuş bir şekilde boyaları birbirine karıştırıp “duvar boyası” yaptı.

Çiçekleri suladı, akşam yemeği için masayı kurmamıza  ve aydınlatma için etrafı mumlarla donatmamıza yardım etti, duvara kendi eserini çizmiş olmanın ve çiçekleri sulayarak onlara can vermiş olmanın gururuyla yemeğini afiyetle yedi, eve dönüş yolunda da huzurla uykuya daldı …


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir